Akne Tedavisi ve Metodları


Cilt Temizleyici Ürünler

Akneli ciltlerde, her türlü tedavi ve bakımın ilk basamağını temizleme işlemi oluşturur. Bunun birkaç sebebi vardır. Öncelikle cildi, günlük yaşam da oluşabilecek artık ve kirlerden arındırmak. Günün sonunda makyaj ya da diğer yüze sürülen kozmetiklerin ciltten uzaklaştırılması ve en önemlisi de cildin aşırı salgılanan yağının sağlıklı bir şekilde azaltılması gerekir.

İyi bir temizleyici seçerken akneli ciltlerin hassasiyeti düşünülmelidir. Cilt yağını azaltmak adına sıradan temizleyicilerle veya sert sabunlarla yapılan temizleme işlemi cildin ph dengesini bozarak daha fazla yağlanmasına, irritasyona ya da cilt gerginliğine sebep olabilir. Akneli ciltler doktor tavsiyesi ile cilt tipine uygun temizleyici kullanmalıdır. Burada cilt problemi ile beraber cilt tipi ayrı düşünülmelidir. Örn. Kişinin cildi akneli ve aşırı hassas olabilir ya da akneli ve nemsiz olabilir. Genellikle akneli ciltlerde jel ve köpük tarzı temizleyiciler mevcuttur. Son yıllarda dermokozmetik alandaki ilerlemeler ile temizleyiciler endikasyona yönelik üretilmeye başlamıştır. Temizleyicinin içerisinde akne bakterisini yok etmeye yarayan antiseptikler, cildin keratinizasyonunu azaltacak düzeyde asit konsantrasyonları ya da diğer semptomlara iyi gelebilecek aktif maddelerle temizleyiciler zenginleştirilmiştir. Bu sayede ürün; temel temizleme ve arındırma işlevinin yanı sıra genel tedaviye destek olan önemli bir rol oynamaktadır.

İçeriğinde yağ bulunan süt ve krem tarzındaki ürünler akneli ciltlere tavsiye edilmez. Bütün temizleyiciler ciltten ılık su ile arındırılmalıdır. Akneli ciltlerin hassasiyeti nedeni ile temizleme ve kurulama işleminin son derece nazik yapılması ve kağıt havlu ile tamponlayarak kurutulması önerilir.

Akne tedavisinin çeşitli tiplerindeki ortak nokta; tetikleyici etkenlerden mümkün olduğunca uzak durmaktır.

Akne Losyon ve Solüsyonları

Akneli ciltlerde temizleme işleminin ardından tedavinin amacına göre daha likit tarzdaki ürünler kullanılır. Bu ürünler içeriğine bağlı olarak asidik olabilir ve amacı keratinizasyonu azaltmak ve aynı zamanda cildin geçirgenliğini arttırarak aktif maddelerin daha çok cilt altına geçmesini sağlamaktır. Bu losyonların içerisinde anti bakteriyel içerikler ya da diğer aktif maddeler bulunabilir. Bu ürünler değişik kombinasyonlarda satılabileceği gibi dermatologlar tarafından amaca yönelik reçeteler ile eczanede de hazırlanabilir. Ancak günümüzde bu yapma reçeteler daha az kullanılmaktadır. Nedeni doktorların tercih ettiği aktif maddelerin yeni jenerasyon ürünleri içinde doğru oranlarda bulunabilmesidir.

Akne Kremleri

Akneli ciltler genellikle yağlı yapısı ile günlük nemlendirici kullanma ihtiyacı hissetmezler. Doktorlar tarafından reçete edilen nemlendiriciler ise tedavi edici aktif maddeleri içeren su bazlı hafif kremler veya jellerdir. Ürünlerin asla yağ içermemesi ve baz maddelerinin porları tıkayan maddeler olmaması gerekir. Amacına uygun iyi seçilmiş nemlendirici, hem tedaviyi destekler hem de cildin nemini korumasını sağlar. Özelikle akne tedavisi olan yetişkinlerde cildi kurumasını sağlayan bazı aktif maddelerle birlikte doğru nemlendiriciler kullanılmazsa, nemsizlik rahatsız edici düzeye ulaşılır, aynı zamanda kırışıklıklara da zemin hazırlanmış olur.

Güneş Koruyucular

Güneşe maruz kalan ciltlerde bir dizi olumsuzluk yaşanır. Bu sebeple cilt mutlaka güneşten yeterli düzeyde korunmalıdır. Akneli ciltlerde UV ışınlarının ilk tepkisi aknelerin kısmen azalması yönünde olabilir. Bu durum UV ışınlarının akne bakterisi üzerindeki yıkıcı etkisi ile olduğu düşünülmektedir. Bu durumu fayda olarak nitelendirmek yanlış olur. Nedeni; UV ışınlarına bağlı oluşan hiperplazi (ani hücre artışı) ve nem kaybı aşırı keratinizasyonu beraberinde getirir. Güneş altında oluşan ısı artışı aşırı yağ sekresyonunu arttırır. UV ışınların oluşturduğu serbest radikal etkileşimleri endirekt olarak inflamasyon gelişmesine katkıda bulunabilir.

Bir başka önemli sebep ise aktif ya da geçmekte olan aknelerin iyileşme sürecinde deri UV ışınlara karşı kendini korumak amaçlı melanosit üretimini lezyonun olduğu noktalarda daha fazla arttırarak (post-inflamatuar hiperpigmentasyon) akne lekelerine sebep olmaktadır. Bu durum akne tedavisi ile beraber yeni bir problemi de beraberinde oluşturur. Bu sebepten akneli ciltler mutlaka iyi düzeyde güneşten korunmalıdır.

Standart güneş koruyucularının kalın yapısı yağlı içerikleri akneli ciltlerin kullanımına çok uygun değildir. Bu tarz ürünler akneli ciltlerde hatta akneli olmayan ciltlerde bile akne artışına sebep olmaktadır. Akneli ciltler için özel üretilmiş ürünler ve içerinde yağ bulunmayan hafif yapıdaki güneş ürünleri tercih edilmelidir. Güneş koruyucu en az SPF 30 değerinde olmalıdır.

Klasik Akneli Cilt Bakımı

Akneli ciltlerde bakım amaçlı yapılan bir uygulamadır. Genellikle estetisyenler uygulasa da bazen hekim uygulamalarına da rastlanır. Amaç cildin daha derinlemesine temizlemektir. Bu bakımın genel amacı; özellikle açık ve kapalı komedonların çıkartılması, aktif aknelerin antiseptik ve kurutucu ajan ve ürünlerin uygulanması şeklinde özetleyebiliriz.

Akneli kişiler aknelerinin yanı sıra komedonların varlığından şikayetçi olurlar, bu komedonlar aynı zamanda potansiyel akne odağıdır. Bu sebeple dikkatli şekilde komedon temizliği yapılır. Metal aletlerle yapılan işlemler ciltte iz bıraktığı ve aşırı baskı oluşturduğu için tercih edilmemelidir. Komedon temizliği için ciltte porları tıkayan aşırı keratinizasyonun azaltılması gerekir. Buna en uygun yol AHA içeren uygulamalardır. Peeling ya da günlük bakım ürünü ile azalan keratinizasyon sonucu komedonlar daha rahat temizlenecektir. Aynı zamanda düzenli AHA uygulamaları ile keratinizasyon kontrol altında tutulduğu için komedon oluşumu azalır. Akneli ciltlerin hassasiyeti ve aknenin enfeksiyonunun genel yapısına bağlı olarak tüm cilt bakımları son derece hassas yapılmalıdır. Akne üzerine uygulanan her türlü darbe travma etkisi yaratır. Cilt bakımı sırasında yapılan sıkma işlemleri, masaj ve frimatör uygulamaları akne tedavisi için çok olumsuz uygulamalardır. Ayrıca günlük yaşamdaki kişinin eliyle yaptığı sıkma, dokunma, kurulama gibi darbeler bile aknenin artışına sebep olabilir.

Klasik cilt bakımının esas amacı cilde zarar vermeden doğru içerikli ürünlerle cildi rahatlatmak ve genel tedaviye yardımcı olmaktır.

Peeling Uygulamaları

Kozmetik dermatolojide peelingi kısaca şöyle tanımlayabiliriz. Genellikle asidik veya enzimatik değişik ajanlarla ya da yüzeysel mekanik etkiler yaratacak maddeler ya da aletlerle ciltten bir miktar keratinosit hücrenin azaltılması işlemidir.

Bu azaltılma işlemi bazen sadece ölü hücrelerin bulunduğu stratum korneumun değişik boyutlarında olabileceği gibi, cildin bazal tabakaya kadar olan tüm katmanlarını da içerecek derinlikte olabilir.

Peeling işlemleri yukarıda bahsedilen temel aktif maddelerin birçok çeşidi ile yapılır. Genellikle asitler ile yapılanlara ki /dünya üzerinde en çok kullanılan peeling sistemidir/, ‘kimyasal peeling’ denir. Cilt üzerindeki ölü hücrelerin arasındaki bağları yok ederek ölü hücrelerin birbirinden ayrılıp ciltten uzaklaşmasını sağlar. Her türlü derinliğine ulaşan kimyasal peeling mevcuttur. Akneli ciltlerin bakımında da sıklıkla kimyasal peelingler tercih edilir. Aktif akneli ciltlerde keratinizasyonun azaltılması ve ciltte asidik ortam oluşturularak akne bakterisinin azaltılması esas amaçtır. Sıklıkla kullanıldığı diğer durumda akne skarlarıdır. Akne skarlarının tedavisinde özellikle derin peeling uygulaması ile skarlı bölgelerdeki hücrelerin yeniden yapılanması sağlanır.

Mekanik düzeyde yapılan peelingler aletli ve aletsiz ve klinik düzeyde ayrımlar gösterir. Elle uygulanan kişisel ya da salon uygulamalarında karşımıza çıkan peeling ürünleri, içerisinde mekanik etki yaratacak tanecikler bulunur. Genellikle deniz kabukları, bitkisel selülozik maddeler v.s oluşur. Bu ürünler ‘scrub’ olarak da tanımlanır. Çok hafif düzeyde günlük doğal olarak ciltten atılan miktarın biraz üzerinde aşındırma oluşturur. İyi içeriğe sahip olmayan markalar ciltte iritasyona sebep olur. Aynı zamanda akneli ciltlerin asla kullanmaması gereken ürünlerdir. Mekanik etki yaratan bir diğer uygulama frimatördür. Dönen yumuşak bir fırça yardımı ile yapılır. Bu sistemin klinik düzeyde doktor uygulaması ise dermabrazyondur. Dönen daha sert fırça, metal ya da taşlarla yapılan peeling uygulamasıdır. Bazı aletlerde aynı zamanda mekanik etki yaratacak ince kum benzeri maddeler de kullanılabilir. Dermabrazyon, akneli ciltlerde travma etkisi yaratacağı için tercih edilmez. Ancak akne skarlarında kullanılması uygundur.

İlaç Tedavisi

Reçeteli ilaçlar mutlaka bir dermatolog tarafından yazılmalıdır. Unutmayın ki; en etkili tedavi bile aylar boyunca sürebilir. Akneden şikâyetçi olanların %92’si tedavi başladıktan sonra altı ay içinde %80 iyileşme kaydederler. Tedavi, tekrarlanan kürler nedeniyle uzayabilir. Bu konu sabır gerektirmektedir.

  1. Local Tedavi (Topikal Tedavi)

    Cilde yüzeysel olarak uygulanan krem, losyon ya da jel formundaki ilaçlara topikal ilaçlar denir. Aşağıda bahsettiğimiz etken maddelerin biri ya da birden fazlası aynı ürün içinde kombine edilmiş olarak karşımıza çıkabilir.

    Ergenlik döneminde görülen akneler (fizyolojik akne) genellikle topikal tedaviye iyi yanıt verirler. Ancak topikal tedavinin yanıt vermediği durumlarda ağızdan ilaç tedavisi gerekli olacaktır. Bazı durumlarda da hem topikal hem de sistematik tedavi dediğimiz kombinasyonlar hekimler tarafından tercih edilmektedir.

    Topikal tedavi ürünlerini aşağıdaki başlıklar altında inceleyebiliriz.

    1. Antiseptik İçeren Topikal Ürünler

      Ürünlerin içerisinde bulunan antiseptikler akneye neden olan PBA bakterisini yok etmek için kullanılır. Sonuç vermesi iki hafta kadar zaman alır ve uzun süre düzenli olarak kullanılması gerekmektedir. Yağ üretimini durdurmadığı için kullanıma ara verildiği takdirde akneler tekrarlar. Pek çok losyonda, kremde ve jelde bulunmaktadır. Daha hafif akne vakalarında kullanılması tavsiye edilir. Genel Olarak kullanılan antiseptik maddeler; Klorheksidin, triclosan, azelaik asit, salisilik asit v.s.

    2. Keratinizasyonu Azaltıcı Asidik Topikal Ürünler

      Alfa hidroksi asit, Salisilik Asit, Retinoik asit zaman içinde cildinizin üst katmanındaki hasar görmüş birikmiş hücre tabakasını soyarak uzaklaştıran maddelerdir. Salisilik Asit, bir başka deyişle Beta-Hydroxy Acid, çok etkili bir yüzeysel soyucu ajan ve gözenek açıcıdır. Yağ üretimine ya da PBA’ ye doğrudan bir etkisi yoktur. Tıpkı benzol peroksit gibi uzun süreli ve düzenli olarak kullanımı gerekmektedir. Kullanımı bıraktıktan sonra akneler yine belirgin hale gelecektir. Piyasadaki pek çok losyon ve kremin içeriğinde bulunmaktadır. Retinoidler: Tretinoin, Adapalene

      Soyucu etkileri vardır. Gözeneklerin dolmasını engelleyerek akneleri kontrol altına alırlar. Benzol peroksit ve ağızdan alınan antibiyotiklerle birlikte kullanılabilirler.

    3. Sebum Sekresyonunu Dengeleyici Topikal Ürünler

      Mandelik asit ve asebiol cildin aşırı sebum üretimini azaltan etken maddedir. Mandelik asidin aynı zamanda antibakteriyel özelliğe sahiptir.

    4. Antibiyotik İçeren Topikal Ürünler

      PBA'in üremesini durdurarak veya yavaşlatarak enfeksiyonu engellemeye çalışır. Hekimler genelde krem, jel ve losyon şeklindeki topikal antibiyotiklerden birini önerir. Topikal antibiyotiklerin, ağız yoluyla alınan antibiyotiklere göre etkisi daha sınırlıdır.

    5. Kombine İçerikli Topikal Ürünler

      Hekimlerin kombine tedaviler de birinci tercih ettikleri azeloik asitli kremler daha sonra retinoik asitli kremleri geceleri, gündüzleri ise antibiyotikli krem, jel veya losyonlardır. Bu ve diğer yukarıda bahsedilen ürünlerin değişik kombinasyonlarının uygulandığı tedavi seçenekleri mevcuttur.

    6. Yeni Jenerasyon Aktif Madde İçeren Topikal Ürünler: Etillinolate, Trietilsitrat

      Topikal antibiyotiklerden daha etkin tedaviye sahip aknenin antibiyotiklere karşı geliştirebildiği direncin gelişmediği iki etken içeriktir. Ayrıca aknenin oluşumunda yer alan faktörlerin hepsinde etkili yeni jenerasyon etken maddelerdir.

  2. Sistematik Tedavi

    Ağızdan ilaç kullanımı orta derecede ve şiddetli aknesi olan hastalar için önerilmektedir. Bu tür ilaçlar sıklıkla topikal tedavi ile birlikte kullanıldığında daha iyi sonuç verir.

    1. Oral Antibiyotikler

      a) Topikal tedavinin yeterli olamadığı durumlarda topikal tedavi ile birlikte veya yalnız başına oral antibiyotik tedavisi uygulanabilir. Antibiyotik tedavisi akne oluşumunda rolü olan bakterilerin (PBA) sayısını azaltır ve bu bakteriler nedeniyle oluşan iltihaplanmayı ortadan kaldırır.

    2. Oral Kontraseptifler

      b) Yağ bezleri üreme hormonlarının kontrolündedir; bu nedenle akne genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkar. Hormonlar ergenlik döneminde hem genç kızlarda hem de genç erkeklerde daha fazla miktarda üretilir. Hormonal tedavide amaç vücudun bu hormonları salgılamasını kontrol altına almaktır. Bu ilaçların kullanımı ile ilgili kararı mutlaka hekiminiz vermelidir. Yalnızca bayanlar için geçerli olan bir tedavi seçeneğidir.

    3. Oral Retinoidler

      c) Bu gruptaki ilaçlardan izotretinoin akne tedavisinde çok etkilidir ve yalnızca dermatologlar tarafından reçete edilerek kullanılabilirler. Diğer tedavi yöntemlerine cevap vermeyen ve şiddetli aknesi olan kişilerde başarı ile uygulanmaktadır. Yağ bezlerinin yağ üretimini önemli ölçüde azaltır. Siyah ve beyaz noktaların oluşumunu engeller. Antibiyotik olmamasına rağmen bakteri sayısını ve enflamasyonu giderir. Retinoid tedavisi yalnızca cilt hastalıkları uzmanı tarafından uygulanabilen çok etkili bir tedavidir. Hastaya onay formu doldurularak verilir. Kadın hastaların tedavi süresince ve tedaviden sonraki 1 yıl boyunca hamile kalmaması gerekir. Düzenli kan tahlilleri ve aylık muayenelerle hasta takip edilir. Kullanım sırasında dermatoloğunuzun öneri ve uyarılarına dikkatle uymak gerekir.